Bochum (24.01.2008)- Küreselleşme ve neoliberal ekonomik tedbirler adına kârlarına kâr katan yeni saldırılara imza atan tekeller, emekçileri sokağa atmayı sürdürüyorlar.
Tekellerin hükümeti de, neoliberal ekonomik saldırıların kolayca uygulanması ve yoğunlaştırılması için yasal düzenlemeler yaparak, sermayeye uşaklıkta kusur etmiyorlar.
Almanya'nın Bochum kentinde üretim yapan uluslararası Nokia tekeli, fabrikayı kapatma kararı alarak, işçi kıyımları kervanına katılıyor. Cep telefonu üreten tekel, fabrikayı iş gücünün daha ucuz olduğu Romanya’ya taşıma bahanesiyle 2 bin 300 çalışanını ve Nokia’ya bağlı çalışan 2 bin emekçiyi sokağa atmaya hazırlanıyor.
İşçiler sokağa çıktı
Nokia işçileri ise, 17 Ocak gün kitlesel bir basın açıklaması yaparak, fabrikanın kapatılmasının bu kadar kolay olmayacağını belirtti, iş ve aşlarını kaybetmemek için her türlü mücadeleye hazır olduklarının mesajını verdi.
Nokia işçilerinin direniş kararı, yine 670 işçinin atılması gündemde olan Opel işçilerinin, Bochum kentindeki birçok fabrika ve işletmelerdeki işçi ve emekçileri de, halkı da yanlarına çekti. Basın açıklamasına, Opel işçileri, itfaye emekçileri ve değişik yerli ve göçmen kurumları katılarak, Nokia işçilerinin yalnız olmadığını gösterdiler.
Bölgesel dayanışma
Köln’den Ford işçileri, Dortmund ve Duisburg’tan KruppThyssen, yine Bochum’dan Riemke ve Opel işçileri, NRW maden ve kamu işçileri, kimya, inşaat ve birçok iş kolunda çalışan binlerce emekçi, göçmenler, kadın ve öğrencilerden oluşan 20 bin kişi de, 22 Ocak'ta Nokia fabrikasının önündeydi.
Üzerinde “Nokia” yazılı bir tabutu ile yürüyüşe geçen işçiler ve ezilen göçmenler, dayanışmanın ve sermayeye karşı mücadelede ortaklaşmanın güzel bir örneğini sergilediler. Nokia işçileri de şalter indirerek yürüyüş kolundaki yerlerini aldı. Opel çalışanı 2 bin işçi ise, üretime ara vererek Nokia çalışanlarıyla kitlesel dayanışmada bulundular.
Grev kapıda
Bochum Riemke pazar alanına kadar yürüyen işçiler ve emekçiler, burada bir miting düzenlediler. Metal İşçileri Sendikası (IG-Metall) Başkanı Bethold Huber, mitingde yaptığı konuşmada, Nokia işçilerinin dilenci olmadığını ve yıllarca emek vererek şirkete gelir sağladıklarını hatırlattı. Fabrikanın kapatılması kararından vazgeçilmesi çağrısı yapan Huber, Nokia yönetiminin, çalışanlara gelecek vaat eden bir proje sunmasını talep etti. Huber, Nokia yönetiminin emekçilerle dalga geçtiğini ve kamuoyuna yalan söylediğini belirterek Nokia’da grevin kaçınılmaz olduğunu da belirtti.
AGİF’ten destek
Almanya Göçmen İşçileri Federasyonu (AGİF), eyleme katılarak, Nokia işçileriyle dayanıştı. AGİF'liler, bildiri dağıtımı da yaparak, Nokia işçilerinin yalnız bırakmayacaklarını duyurdu.
Bildiride; neoliberel saldırılarla kazanılmış birçok sosyal hakkın gasp edildiğine, grev hakkının engellenmek istendiğine, Bolkenstein ve Agenda 2010 yasalarıyla emekçilerin yaşamının her geçen gün daha da zorlaştırıldığına, işsizliğin ve yoksulluğu çığ gibi büyüdüğüne dikkat çekildi. AGİF bildirisinde, yerli ve göçmen işçi ve emekçilere kapitalizme karşı birlikte mücadele etmeye çağırısı yapıldı.
Gösteriye Kızıl Antifa gençlik grubu da katılarak destek verdi.
Teşvikler cebe, işçiler sokağa
İki yıl önce hükümetten 83 milyon Euro teşvik kredisi alan Nokia patronları, fabrikayı kapatmama ve taşımama sözü vermişti. Ama teşvik kredisi ile Romanya’da fabrika kuran Nokia yöneticileri, daha fazla kar ve daha fazla sömürü için işçileri aş ve işlerinden etme hazırlığı başlattı. Binlerin işsiz kalmasının hiç bir önemi yok Nokia patronları için.
Bu duruma sessiz kalmayan Nokia çalışanları, önümüzdeki günlerde Almanya’nın gündemini belirleyerek, eylemleri ve gösterileriyle kış ortasında sıcak rüzgarlar estirecekler.
|