Rotterdam (30.01.2008)- Konfederasyonumuz Kadın Komisyonu Avrupa çapında düzenleyeceği merkezi konferans öncesi yerel konferansları toplamaya devam ediyor. Bu eksende VEKSAV Kadın Komisyonu önceki gün gerçekleştirdiği konferansla göçmen kadınların sorunlarını ve çözüm önerilerini tartıştı.
Hollanda’da faaliyet yürüten Vardiya Enternasyonal Kültür ve Sanat Vakfı(VEKSAV) Kadın Komisyonu “Savaşa, şiddete ve ırkçılığa karşı ellerimizi birleştirelim” konferansını önceki gün Rotterdam Alevi Kültür merkezinde topladı.
Avrupa'da ve Hollanda'da kadının genel durumu ve göçmen kadınların durumu ana başlığı altında göçmen kadının; sosyal- kültürel, çalışma yaşamında ve politik alanda yaşadığı sorunlar ve bunların yarattığı psikolojik tahribat tartışıldı.
Sosyalizm ve özgürlük mücadelelerinde şehit olan kadınların şahsında yapılan saygı duruşu ile başlayan konferansta, ana tebliğlerin sunulmasının ardından, Dr. Işık İşcanlı, SP milletvekili Saadet Karabulut ve ABVAKABO (Eğitimciler sendikası) temsilcilisi Zainam, bulundukları alanlarda göçmen kadınların yaşadıkları sorunları aktardı.
Göçmen kadınlar eşit sosyal, kültürel, siyasal haklara sahip değil
SP milletvekili Karabulut, göçmen kadınların gettolaştırma politikalarından olumsuz bir şekilde etkilendiğini belirtti. “Tüm Avrupa'da olduğu gibi, Hollanda'da kadın sorunlarının çözüldüğü ve kadınların eşit haklara sahip olduğu söyleniyor, ancak bu söylemler yalnız kâğıt üzerinde kalıyor. Pratikte bu gün Hollanda'da kadın, özellikle göçmen kadın, eşit sosyal, kültürel ve siyasal haklara sahip değildir” dedi. Karabulut, göçmen kadının sosyal yaşama müdahale etmesi için dil öğrenmesi gerektiğini, ancak bu olanakların devlet tarafından sınırlandırıldığını belirtti. Karabulut kadınlara haklarına sahip çıkmaları için aktifleşmeye çağırdı.
Dr. Işık İşcanlı, göçmen kadınların Hollanda'da kadın olmaktan kaynaklı sorunlarının yanında göçmenlikten kaynaklı sorunlar yaşadığını vurgulayarak “Kendimize sormamız gereken en önemli soru, neden ülkelerimizde değil de buralarda yaşamak zorunda kaldığımızdır. İşcanlı, Hollanda'da ırkçı, ayrımcı politikaların ve fırsat eşitsizliğinin, dile hakim olamamanın yarattığı edilgenlik ve kendine güvensizlik durumunun kadını, sosyal ve çalışma yaşamına katılmamasında büyük etkileri olduğunu belirtti. Bu gibi faktörlerin göçmen kadının yalnızlaşmasına ve içinde bulunduğu topluma yabancılaşmasına neden olduğunu vurguladı. Yaşadığı bu sorunların göçmen kadında derin psikolojik sarsıntılar yarattığına dikkat çekti. Bu sorunlardan kurtulmanın bir yolunun da bu durumu yaratan koşullara karsı mücadele etmekten geçtiğini söyledi.
ABVAKABO temsilcisi Zainam ise göçmen kadınların sendikalarla ilişkilenişlerini anlattı. Kuzey Kürdistanlı kadın örgütlerinden Uluslararası Özgür Kadın Vakfı temsilcisinin de bir konuşma yaptığı konferansa çoğunluğu kadın olmak üzere 65 kişi katıldı.
Kadın platformu ya da komiteleri
Oldukça canlı ve göçmen kadınların tek tek sorunlarını ve bilgilerini paylaştığı konferansta, yaşanan sorunların üstesinden birlikte ve örgütlü bir şekilde gelinebileceği fikri net bir şekilde ortaya çıktı. Nasıl örgütlenebiliriz sorusuna karşılık, “ Savaşa, şiddete ve ırkçılığa karşı kadın platformu veya komitesi kurulabileceği üzerine fikir birliğine varılarak, bunun için daha sonra bir araya gelme kararı alındı. Daha sonra müzik dinletisiyle konferans sona erdi.
|