İstanbul (19.02.2008)- Tuzla tersanelerinde seri iş cinayetleri sürüyor. Bakanın ziyaretinden sonra 9, DİSK Genel Kurulu'nda yaptığı “Sorun işverendeyse acıyan namerttir, sorun hükümette ise bu konuda eleştiriyi almayan da namerttir” açıklamasından sonra 2 işçi iş cinayetine kurban gitti.
Ziyaretten sonra 9 işçi öldü
Tuzla Tersanelerinde iş cinayetlerine bir yenisi eklendi. Osman Göç ve Mikail Kavak'tan sonra 17 Şubat'ta bir işçi daha iş cinayetine kurban gitti. Oksijen tüpü patladı, Hasan Köse adlı işçi yandı. Komadaki genç işçinin ailesi kan işleyecek ve kan ünitesi verecek hastane bulmak için öldü öldü dirildi. Hastane hastane dolaştırılan genç işçi, kan bulunup ameliyata alındığında ise artık çok geçti.
Böylece Bakan'ın, DİSK Genel Kurulu'nda yaptığı, “Sorun işverendeyse acıyan namerttir, sorun hükümette ise bu konuda eleştiriyi almayan da namerttir” açıklamasından bu yana 2, Tuzla tersaneleri ziyaretinden sonra ise 9 işçi iş cinayetine kurban gitti. Yine son 8 ayda tersanelerde hayatını kaybeden işçi sayisı 18'e çıktı.
Kaynak işçisi Osman Göç, 13 Şubat'ta GEMTİŞ Tersanesi'nde gaz zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybetmişti. Mikail Kavak adlı kaynakçı işçi ise 16 Şubat'ta Gemkur taşeronunda elektrik çarpması sonucu iş cinayetine kurban gitmişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, on beş günde beş işçi iş cinayetine kurban gitmesi üzerine 7 Eylül'de tersaneleri ziyaret etmişti. Çelik, yaptığı “denetimlerin” ardından hükümetin bu konuda gayet iyi çalıştığını iddia etmişti.
Yine taşeron, yine iş cinayeti
24 yaşındaki Hasan Köse, bir yıl önce taşeron bir firma aracılığıyla Tuzla'da Aslan Tersanesi'nde çalışmaya başladı. Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine bir ay önce işten ayrılıp başka bir tersanede işe girdi. Ancak Köse buradan parasını alamayınca eski iş yerine döndü. İşbaşı yapmasından üç gün sonra arkadaşlarıyla çalışırken oksijen tüpünde sızıntı olduğunu fark etti. Arkadaşları yukarıda sigara molası verenleri uyarmaya çıktı. Köse, vakit kaybetmeden fanı açıp odayı havalandırdı. İşini bir an önce bitirmek isteyen genç adım, iki saat beklemesi gerektiğini bilmediği için dört dakikanın yeterli olduğunu düşünüp kaynak yapmak için çakmağı çaktı.
Ortalık bir anda alev topuna döndü. Vücudunun neredeyse tamamı yanan genç işçi Kartal Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. İddiaya göre; hastane Köse'yi yüzde 80 yanık teşhisi ile GATA'ya sevk etti. Ancak burada yer yoktu. Bunun üzerine genç işçi, Zeynep Kamil Hastanesi'ne gitti. Genç işçi burada da yanık teşhisi ile tedaviye alınamadı. Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi, Hasan Köse ve yakınlarının umudu oldu. Genç işçi yoğun bakım servisinde tedaviye alındı.
Kan bulma çilesi
Hastane, Köse'nin tedavisi için üç ünite kan kullandı. Anacak bu yeterli olmayınca cumartesi gece yarısı doktorlar Köse'nin yakınlarına taze kan gerektiğini söyledi. Köse'nin kuzeni Akif Karadeniz, vakit kaybetmeden altı kişi buldu. Ancak hastanede kanı işleyecek kimse bulamadığı için kan verilemedi. Köse ailesi, Florence Nightingale Hastanesi'nde taze kan buldu. Parayla zar zor bulunan kan Hasan Köse'nin tedavisinde kullanıldı. Ancak Köse ailesine pazar günü altı ünite kan daha gerekli olabileceği söylendi. Köse'nin yakınları önce hastanenin hemen yanındaki Kartal Kızılay'a gittiler. Buranın kan satma yetkisinin Zeynep Kamil Hastanesi'ne verildiğini öğrenince telefona sarıldılar. Ancak orada da kan yoktu.
Köse ailesi, Anadolu yakasındaki hastaneleri bu kez, taze olmayan altı ünite kan için aradı. Sadece Marmara Eğitim ve Göztepe SKK Hastanesi'nde kan olduğu ortaya çıktı. Köse ailesi 600 YTL karşılığında bulduğu kanı hastaneye yetiştirdi. Hafta sonu yaşanan kan sıkıntısı sonrası ameliyata alınan Hasan Köse, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Tuzla'da son yolculuğuna uğurlandı
Hasan Köse, dün Şifa Mahallesi Camii'nde kılınan namazdan sonra Tuzla'da son yolculuğuna uğurlandı. Acılı baba İslam Köse, “Allah kimseyi İstanbul'da hafta sonu kana muhtaç etmesin. Ya Hasan'ın arkadaşları olmasıydı ne yapacaktık? Herkes kan verecek birini bulamayabilir” diye sitem etti.
|