İstanbul (09.03.2008)- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul'da kadınlar “Savaşa, şiddete, yoksulluğa, ayrımcılığa, SSGSS'ye karşıyız/ Susmayacağız durduracağız” mitinginde ellerini birleştirdi, yaşamın her alanında eşitlik, özgürlük ve kardeşlik istedi.
Emekçi Kadınlar Derneği, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, EMEP, SDP, DTP'li kadınların içinde yer aldığı İstanbul 8 Mart Kadın Platformu tarafından bugün Kadıköy'de yapılan mitinge 5 bin kadın katıldı. KESK, DİSK, TMMOB, ÖDP, EHP, DİP, İmece'li kadınlar ve Feministlerin de aralarında yer aldığı kurumlar Tepe Nautilius önünde toplanarak, Kadıköy İskele Meydanı'na yürüdüler.
En önde “Susmayacağız, durduracağız” pankartının açıldığı yürüyüş boyunca, “Barış, özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve savaş karşıtlığı” vurguları öne çıktı. Kadınlar, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı ile “istihdam paketi”ni de protesto ederek, güvenceli çalışma ve insanca yaşam istedi.
Kürt kadınları barış taleplerini haykırdı
Alanın en kitlesel kortejini oluşturan ve barış talebini öne çıkaran Kürt kadınları, “Savaşa, şiddete, kimliksizliğe, sömürüye ve kadın katliamlarına son sözümüz artık yeter”, “Savaşa geçit vermemek için örgütlenelim” pankartlarıyla mitinge katıldı. Yöresel kıyafetleri ve sarı, kırmızı, yeşil renklerini mitinge taşıyan Kürt kadınları “Jin Jiyan Azadi”, “Biji Aşiti” ve tüm baskılara rağmen Öcalan sloganlarını haykırdı.
EKD kortejinde coşku eksik olmadı
Mitingin diğer kitlesel bir kortejini oluşturan Emekçi Kadınlar Derneği de “Kadınlara Özgürlük Halklara Kardeşlik” ve “Kadınlar kurtuluş devrimde sosyalizmde” pankartlarını açtı, “Kürt Ermeni, Türk, yaşasın halkların kardeşliği”, “Mutfakları değil dünyaları istiyoruz”, “GSS'ye karşı, şiddete karşı isyan” yazılı dövizler taşıdı. EKD kortejinin en önünde yer alan EKD Bando grubu da ritmleriyle kadınları coşturdu.
Liseli Öğrenci Birliği (LÖB)'lu kadınlar, “Cinsiyetçi eğitime hayır” pankartı açarak, “Kılığıma kıyafetime karışma”, “Kimsenin namusu değiliz”, “Yurtlarda tacize son”, “Bedenime dokunma” yazılı dövizler taşıdı. LÖB'lü kadınlar liseli genç kadınların taleplerini alanda da haykırdı.
Öğrenci Gençlik Sendikası Genç-Sen de mitinge “Eğitimde cinsiyetçiliğe hayır, fırsat eşitliği istiyoruz” yazılı pankartla katıldı.
Tersane işçilerinin aileleri de ilk kez alanlarda
Tersane işçilerinin aileleri de ,“Artık eşler dul, çocuklar yetim kalmasın” pankartıyla taleplerini alana taşıdılar. Aileler ellerinde iş cinayetine kurban giden Mikail Kavak, Hasan Köse, İbrahim Levent ve 1999'da gözaltında katledilen Limter-İş Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in fotoğraflarını taşıdı.
Direnişte olan İlbek Tekstil ve Oleyis üyesi Kocaeli Üniversitesi işçileri de mitinge katıldı. Tekstil-Sen üyesi kadınlar da pankartlarıyla mitinge katıldı.
Polis 8 Mart'ta da kadınları taciz etmekten geri durmadı. Tüm kortejlerin sıkı bir aramadan geçirildiği arama noktasında, kadınlar "Tecavüzcü polis defol" sloganını attı.
Kortejlerin Kadıköy Meydanı'na girmesinin ardından miting programı başladı. Tertip komitesi adına konuşma yapan Arzu Doğan, sınırötesi operasyonu eleştirerek Kürt soruna demokratik çözüm istedi. “Kadınlar barış istiyor” diyen Doğan, yaşamın her alanında kadınlara eşitlik sağlanmasını ve artık kadınların yaşamında güzel şeylerin de olması gerektiği belirtti. Doğan'ın konuşmasının ardından barış için beyaz güvercinler uçuruldu.
DTP'li vekil Tuncel: Başbakan özür dilemeli
Daha sonra söz alan DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, “Bugün ülkemiz savaş kıskacında ve bu savaşı biz istemiyoruz. Savaşı isteyenler sizin barış çığlıklarınızı duymalı. Savaşta gençlerimiz ölüyor, hükümet hesap vermelidir” diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ı da eleştiren Tuncel, 'Başbakan, şimdi de kadınların kaç çocuk doğuracağına mı karışıyor. Başbakan kadınlardan özür dilemelidir” dedi.
İlbek Tekstil'de ve Kocaeli Üniversitesi'nde direnişte olan kadın işçilerin yaptığı konuşmaların ardından 2006 Ağustos ayında Tuzla tersanesinde patlamada ölen İbrahim Levent'in eşi Ruhiye Levent konuştu. Elinde ölen eşinin fotoğrafını taşıyan Levent, kadınlar tarafından coşkuyla karşılandı.
Limter-İş'le bin canın hakkını arıyoruz
Yaşadıklarını mitingteki kadınlarla paylaşan Levent, “Eşim öldükten sonra hakkımı aradım ama sonra çocuklarımla aç kalınca patronların verdiği 3-5 kuruşa sustum. Ama daha sonra suskunluğumu bozdum. O zaman bir canın hesabını soramamıştık, şimdi Limter-İş Sendikası ile bin canın hakkını arıyoruz. Artık susmayacağız, durduracağız, kazanacağız” şeklinde konuştu.
Miting, konuşmaların ardından müzik dinletisi eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.
Kaynak Atılım Gazetesi
|