Stuttgart (11.04.2008)- Almanya’nın Stuttgart kenti ile Donausıngen kenti arasında tren yolculuk yaptığı sırada Alman polisi tarafından geçtiğimiz Ekim ayında gözaltına alınan Kemal Kutan özgürlüğüne kavuştu.
Türk devletinin hakkında kırmızı bülten çıkardığı Kemal Kutan, beş ay gibi bir süre boyunca tutuklu kaldıktan sonra, Alman makamlarının iddiaları yetersiz bulması üzerine 28 Mart’ta serbest bırakıldı.
Kemal Kutan ile Dayanışma Komitesi, konuyla ilgili bir açıklama yayınlayarak Kutan’ın iadesini engellenmesi kararında dayanışma içerisinde bulunan tüm kurum ve kişilerin etkisinin büyük olduğuna değinerek duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti.
Kemal Kutan ile Dayanışma Komitesi açıklamasını söyle tamamladı; Kemal Kutan’ın Türk devletine iadesini durdurmak ve haksız yere tutuklu kalmasını engelemek amacıyla beş ay boyunca yapılan etkinlik ve eylemliklerde duyarlılık gösteren, tüm dostlarımıza ve ilerici kamuoyuna Dayanışma Komitesi olarak teşekkürlerimizi iletiyor, hak ve özgürlüklerin korunmasında ve ilerletilmesinde birlikte mücadelenin önemini bu vesileyle bir kez daha belirtmek istiyoruz.
Kemal Kutan’ın serbest kaldıktan sonra yayınladığı açıklamayı olduğu gibi yayınlıyoruz
Değerli Dostlar,
Beş aylık bir tutukluluktan sonra yeniden aranızdayım. Kaybedildiğinde kıymeti anlaşılan özgürlük, yarım da olsa çok değerlidir. Hepinizi birikmiş bir özlem ve minnet duygusuyla selamlıyorum.
Türk devletinin bunca yıldır sürdürdüğü çeşitli saldırı ve oyunlara rağmen ayakta kalmayı başarmış biri olarak, burda böyle kelepçelenip prangalanarak (onların deyimiyle “paketlenerek”) teslim edilmem, benim için büyük bir acı olacaktı. Türk devletinin karanlık emellerini biliyordum. Hayatım tehlikedeydi.
Türk devleti, iade edilmemi kolaylaştırmak için beni kasten bir ‘’terörist’’ olarak gösteriyordu. Burada tutuklandığımı duyar duymaz apar topar yeni kararlar aldırdı ve Türk yargı kurumu da ne yazık ki buna alet oldu.
Almanya’daki ve Türkiye ve Kürdistan’daki avukatlarım, kampanyayı yürüten komite, destek veren demokratik kurum, kuruluş ve kişiler, dayanışma komitesi ve yakınlarım gerçeğin ortaya çıkarılması ve bu haksızlığın önlenmesi için olağanüstü bir çaba sarf ettiler. Bu sayede hazırlanan çok yönlü savunma dosyası, iade davasını görüşen mahkemenin durumu daha bütünlüklü görmesini ve gerçeği fark etmesini kolaylaştırdı. Mahkeme, sonunda doğru bir karar verdi ve beni 28 Mart 2008 tarihinde tahliye etti.
Bu, önemli ölçüde sizlerin çok yönlü ve birleşik çabanızla oldu. Bana sadece moral vermiş olmadınız, hayatımı da korudunuz.
Bu nedenle bütün avukatlarıma, Türkiye, Kürdistan ve Avrupa’da ve dünyanın öteki ülkelerinde dayanışma gösteren bütün dostlarıma, parlamenterlere, akademisyenlere, yazarlara, sanatçılara ve diğer aydınlara, demokratik partilere, insan hakları kuruluşlarına, basın-yayım organlarına, dayanışma komitesine, son olarak arkadaşlarıma ve yakınlarıma çok teşekkür ediyorum.
Geç de olsa, doğru bir karar verdiği için Oberlandesgerichte ve Yabancilar Dairesi’ne de teşekkürlerimi sunuyorum. Öyle inanıyorum ki bu karar, bütün dünya halklarının ortak insani ve demokratik değerlerine hizmet etmiştir.
Dünyanın pek çok ülkesinde, yaşanabilir bir dünya için mücadele eden çok sayıda insan tutuklu bulunmaktadır. Ben tahliye oldum, ama onlar hala içerdedir. Onların da bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını ümit ediyorum. Büyük acılarla boğuşan halklar ve tutuklular unutulmamalıdır. Dünya hepimizindir ve yaşanacak bir dünya kesinlikle mümkündür.
Saygılarımla,
Kutan Kemal
|