Londra (27.04.2008)- İngiltere’de Postacılar, memurlar, temizlik işçileri, öğretmenler, havaalanı çalışanları, doktorların ardından petrol rafinerisi çalışanlarında greve çıktılar.
İngiltere'deki akaryakıt ihtiyacının yüzde 30'unu karşılayan Grangemouth rafinerisindeki 1200 çalışan dün erken saatlerinde iş bıraktı ve grev kentte yapılan bir yürüyüşle kamuoyuna duyuruldu.
Rafineride geçen hafta askıya alınan üretimin tümüyle durdurulup, rafinerinin ürettiği enerjiyle çalışan boru hattının kapanması, özellikle İskoçya'da akaryakıt talebinde keskin yükselişe yol açtı.
Bölgedeki bazı istasyonlarda akaryakıt sıkıntısı baş gösterirken, İskoçya bölgesel hükümeti tarafından yapılan açıklamalarda da bir sıkıntı bulunmadığı, yokluğun panik alımlardan kaynaklandığı vurgulandı. Ayrıca bölgesel hükümet tarafından sıkıntı yaşanmaması için çeşitli Avrupa ülkelerinden akaryakıt getirtildiğini de belirtiliyor.
BP'den 'anlaşma' önerisi
BP'nin işletmesindeki rafineri ve boru hattındaki grev iki gün sürecek olması nedeniyle üretim kaybından doğan günlük maliyetin 50 milyon sterlin civarında olması bekleniyor.
Bu arada rafineri çalışanlarının bağlı olduğu UNITE sendikası yöneticileri, işçilerin rafineri yönetimiyle yeniden görüşebileceklerini açıkladı. İşçilerin anlaşmazlığın ortadan kaldırılması için üzerlerine düşeni yapmaya hazır oldukları belirtirken British Petrol (BP) yöneticileri sağlıklı koşullarda çalışma, iş güvenliği ve ücretlerin iyileştirilmesi taleplerini kabul edilebilir bularak işçilere anlaşma önerdi. BP yetkilileri “anlaşmazlık durumunda ise grevin devam edebileceğini” sözlerine ekledi.
Eğitim emekçileri de greve çıktı
İşçi Partisi'nin öğretmenlerin maaşlarını arttırmayarak, vergileri arttırması nedeniyle Ulusal Öğretmenler Sendikası'nın kararıyla 24 Nisan günü yüzbinlerce öğretmen greve gitti.
Son 21 yılın en büyük grevini yapan eğitim emekçilerinin yanı sıra, ülkedeki sahil güvenlik ve Heatrow Havaalanı çalışanları ile İş ve İşçi Bulma Kurumu'nda çalışan yüz bini aşkın memur ve işçi de aynı talepler için greve çıktı.
İngiltere’de Öğretmenler Sendikası'nın grevini Üniversite ve Yüksek Okul Sendikası da katılarak destekledi. Öğretmenler sendikasının yaptığı açıklamaya göre grev sonucunda, 8 bin okul hiç açılmadı, 4 bin okul kısmen açıldı. Bu rakamlara göre ülkedeki okulların 3’te birinde ders yapılmadı. Sadece 2007 yılı içerisinde temel gıda maddelerine, kira, elektrik, gaz ve su gibi temel tüketim maddelerine ortalama yüzde 15 zam geldiğini belirten öğretmenler, hükümetin öğretmen maaşlarına yüzde %2,45 gibi komik bir ücret artışı öngörmesi karşısında greve gittiklerini açıkladı.
Öğretmenler, talepleri kabul edilmediği takdirde daha güçlü ve uzun süreli eylemler yapacaklarını açıkladılar.
Hükümet grevi karartmanın peşinde
İngilterede’ki öğretmenlerin 3 te 2’sinin almış olduğu karara ve eyleme ilişkin açıklamada bulunan Başbakan Gordon Brown ise “Bu eylem öğrenciler ve velileri üzecektir. Hâlbuki hükümetimiz eğitime ayrılan bütçeyi ikiye katlamıştır” diyerek hem insanlara yalan söyleyip hem de emekçilere olan düşmanlığını gösterdi. Çalışma Bakanlığı “Öğretmenlerin eyleminin velileri kızdıracağı ve büyük rahatsızlık yaratacağı” açıklamasını ise kapitalist sistemin ve onların temsilcilerin dünyanın her yerinde emekçileri hedef göstermesi ve tehditten başka bir anlam ifade etmedi.
|