Londra (13.08.2008)- Konfederasyonumuza bağlı olarak İngiltere’nin başkenti Londra’da çalışmalarını sürdüren GİK-DER, dün yaptığı yazılı açıklama ile İstanbul – Tuzla’da yaşanan iş cinayetlerine tepki gösterdir. Konun önemini dikkate alarak GİK-DER İşçi Komisyonu adına yapılan açıklamayı aşağıda yayınlıyoruz
TUZLA TERSANELERİNDE İŞ CİNAYETLERİ SÜRÜYOR 105, 106, 107......................
“Artik Yeter”, Kaç kişinin daha ölmesi gerekiyor? Kaç isçinin daha ölüm haberinin gelmesi gerekiyor? Ağır sömürü koşulları altında çalışan kaç işçinin umutlarının, hayallerinin sönmesi gerekiyor? Kaç yüreğin dağlanması, kaç annenin feryadı gerekiyor?
Daha bir ay geçmedi. Başbakan Dolmabahçe Sarayında tersane patronlarıyla yaptığı toplantı da, “bir tersane işçisi daha ölürse gözyaşlarına bakmaz gereğini yaparım” diye açıklama yaptı. Başbakanın açıklamasından bu yana 6 tersane işçisi iş cinayetinde can verdi. İş cinayetlerinde ölenlerin toplam sayısı 107’e yükseldi.
İstanbul Tuzla tersanelerinde iş güvenliğinden yoksun, ağır sömürü koşullarında çalışan tersane isçileri iş cinayetlerine kurban gitmeye devam ediyor. Kuralsızlığın ve adaletsizliğin hüküm sürdüğü tersanelerde LİMTER-İŞ sendikasının yürüttüğü haklı ve onurlu mücadelesi sonucu tersaneler Türkiye de gündeme gelmiş ve bunun sonucu olarak bazı önlemlerin alınacağına dair sözler verilmişti. Alınan tedbirlerin tamamen göstermelik olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Türkiye çalışma bakanı “Tersanelerde çalışma koşulları düzeldi” dedi ama işte sonuç ortada. 11 Haziran tarihinde 3 işçi daha yaşamını yitirdi. Tuzla tersanelerinde bugüne kadar toplam 107 kişi iş cinayetlerinin kurbanı oldu. İstanbul Tuzla Gisan Tersanesi'nde bir filikanın testi katliama dönüştü. Filikanın halatı koptu, filika ters dönerek denize düştü. 3 işçi öldü, 12 işçi de yaralandı.
Kuralsızlık ve adaletsizliğin diz boyu olduğu Tuzla tersaneleri 3 işçiye daha mezar oldu. Kurallara uyulsaydı filikanın testi isçilerle değil de kum torbaları ile yapılmış olsaydı, isçiler kobay olarak kullanılmasaydı, LİMTER-İş’in öncesinde sunmuş olduğu güvenlik tedbirleri alınmış olsaydı 3 isçi daha yaşamını yitirmek zorunda kalmayabilirdi. Taşeron sisteminin yaygın olduğu tersanelerde, çalışma koşulları düzeltilmeden ve taşeron sistemi ortadan kalkmadan iş cinayetlerinin durması mümkün değildir, bu koşullarda Tuzla tersaneler cehenneminin daha kaç isçinin canına mal olacağı bilinmiyor.
Ağır sömürü koşullarının hâkim olduğu tersanelerde LİMTER-İŞ 16 Haziran tarihinde greve gitmiş üretimi yüzde 70 oranında durdurmuş ve patronlar örgütü GİSBİR’e, çalışma ve Sosyal güvenlik bakanına koşulların düzeltilmesi için çağrıda bulunmuştu. Grev sonrası göstermelik bazı kararlar alan GİSBİR ve çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanı’nın yalanları yeni ölümlerle bir kez daha tuzla buz oldu.
“Artik Yeter” bugüne kadar yaşanan tüm cinayetlerin sorumluları yargılanmalı, Bu konuda elle tutulur hiç bir önlem almayan çalışma ve sosyal güvelik bakanı derhal istifa etmeli. Biz İngiltere de çalışmalarını sürdüren Göçmen İsçiler Kültür Derneği İşçi Komisyonu olarak, Tuzla tersaneler cehenneminde ölümlerin durdurulması için bir an önce gerekli tedbirlerin alınmasını, LİMTER-İŞ sendikasının sunduğu güvenlik önlemlerinin yasam bulmasını, ölümlerin artik durmasını, yaşanan iş cinayetlerinin bütün sorumlularının derhal yargılanmasını talep ediyoruz. Tuzla tersanelerindeki insanlık dışı çalışma koşullarına karşı Avrupa sokaklarında da sınıfa karşı sınıf bilinciyle mücadele etmeye, Tuzla isçisinin yanında saf tutmaya çağırıyoruz.
GÖÇMEN İŞÇİLER KÜLTUR DERNEĞI
(GİK-DER) İŞÇİ KOMİSYONU
Açıklamayı indirmek için tıklayınız 
|